Google

 E-Bültenlerimiz

KATALOGLARIMIZ

dokuman


Kurumsal kataloglarımızı
görmek için tıklayınız

Kitaplara Ses Veriyoruz

 

 

 

Gelirsen Bir Kimliğim Olur

Yazar adı : Turhan Muharrem Turhan
Yayınevi : Delisarmaşık
Dizi Adı: Edebiyat-Şiir
Katkıda Bulunanlar: (Hülya Kılıç, Burçak Çınar, Ali Kemal Ergelen)
Sayfa Sayısı: 112
Baskı Yılı: 2014

 

 

 

 

 


Franz Kafka “okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki”demiş. Ses kaydı sosyal medyada yayılmaya başladığında “Gelirsen Bir Kimliğim Olur” şiiri de insanların zihninde benzer bir etki yaratmıştı. Bu şiirden yola çıkarak, edebiyat dergilerinde yayımlanmış diğer şiirlerini de kitaplaştıran şair Turhan Muharrem Turhan, Delisarmaşık Yayınları’ndan çıkan kitabına da aynı ismi verdi. Kitapta “…sorgulanmışım / üstüm başım aranmış tenhada / kimliksizim / sanki bir adım hiç olmamış / denizi, ufku hiç görmemişim sanki… dizeleriyle okuyucuya seslenen şair“… gelirsen bulamazlar beni, saklanacak bir yer olur kocaman yüreğin…” diyerek de adeta bizleri kitabın satır aralarına davet etmektedir.

Kapak ressamı Hülya Kılıç’ın kapağa attığı imza ve grafik tasarımcı Burçak Çınar ile fotoğrafçı Ali Kemal Ergelen’in dokunuşlarıyla da dikkat çeken kitapta; şiirleriyle okuyucunun zihninde hoş bir etki bırakması ile tanınan Turhan’ın yüzlerde tebessüm uyandıran bir de ricası var; “otobüslere, trenlere ve de vapurlara / ağlayan bir çocukla binmeyin! / periler kaçıyor…”

 

Dedem Kurt Seyit ve Ben

Yazar: Nermin Bezmen
Yayınevi: Destek Yayınları
Sayfa Sayısı: 376
Baskı Yılı: 2014
Dili: Türkçe

Canım dedem Kurt Seyit

Seninle hiç rastlaşmadık!

Ben doğmadan çok önce, sen buralardan göçüp gitmiştin, hayatımın kahramanı olacağını bilmeden, kendi ölümünü kendin seçip isteyerek, geride derin yaralar açıp terk etmiştin her şeyi ve herkesi... çocukluğumdan beri annemden ve anneannemden dinlediğim bütün masalların kahramanları arasında benim en hayran olduğum sadece sendin. Senin harika bir öykü kahramanı olacağını düşünürdüm, hakkında anlatılan onca şeyi dinlerken... küçük, camekânlı büfenin üzerinde, çerçeve içinde duran sepya fotoğrafın, başkalarından dinlediklerimin çok ötesinde uzun öyküler anlatırdı bana sessizce.

İskemleyi büfenin önüne çeker, dirseklerimi dayayıp uzun uzun seyrederdim; çarlık üniforman, çizmelerin, kılıcınla çektirdiğin o fotoğrafı. Seni, daha üç yaşındayken ve inan bana o yaşında hiçbir çocuğun dedesini sevemeyeceği kadar çok seviyordum, sadece bana fısıldadıklarından dolayı.

Sen benim için, artık ulaşamayacağım, kaybolmuş bir zamanın, sınırları değişmiş, o gün için hiç gidemeyeceğim bir ülkenin, kitabı hiçbir zaman yazılmamış isimsiz bir kahramanıydın. Hem uzak bir masal zamanda kalmış, hem de kendime çok yakın hissettiğim, hüzün veren bir kayıptın...

Erkeklerin kadınlarını baş tâcı ettikleri, kadınların erkeklerinin sevgi dolu yoldaşları oldukları bir aile geçmişimin masalsı kahramanı dedem Kurt Seyit’le beraber yaşadığım ruhsal yolculuğun hikâyesi…benim Matruşka zamanlarım…

İstanbul Kırmızısı

Yazar: Ferzan Özpetek
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 144
Baskı Yılı: 2014
Dili: Türkçe

Ferzan Özpetek, doğup büyüdüğü şehir olan İstanbul'u yıllardır uzaktan gözlemliyor. Bu sevginin ve hüznün romanı olan İstanbul Kırmızısı, sanatçının sinema eğitimi için İtalya’ya gidişine kadar olanı İstanbul yaşantısından izler taşıyor. Mesafelerle ölçülebilen uzaklığın kişiyi bir şehre ait olmaktan alıkoyamayacağını, önemli olanın şehirde yaşamak değil, şehri yaşatmak olduğunu gösteriyor.

Böğürtlen Kışı

Çevirmen: Duygu Parsadan
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Sayfa Sayısı: 360
Baskı Yılı: 2013
Dili: Türkçe

"Canım Daniel’im,

Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum.

Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Daniel'i son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Daniel’in boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı.

Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır. Köklü bir gazetede muhabir olan Claire Aldridge, bu doğaüstü olayı haber yapacaktır.Araştırmalarına devam eden Claire, küçük çocuğun bu zamana kadar sonuçlanmamış kaçırılma davasıyla karşılaşır.Evlat kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Claire, bu olayı çözmeye karar verir.Ancak çözdüğü her düğümün, onu Vera'yla olan bağlantısına yaklaştırdığından habersizdir…

Kaynakça: www.dr.com ve Delisarmaşık