Google

 E-Bültenlerimiz

KATALOGLARIMIZ

dokuman


Kurumsal kataloglarımızı
görmek için tıklayınız

Motivasyon Önerileri

                                                                                                                                                                                                                                                      Coşku, zekâdan daha önemlidir.

— Albert Einstein.  

Bazen kendimizi isteksiz, tükenmiş hissederiz. Ruhsal olan bu durum, fiziksel yapımızı da etkiler ve tıpkı bir kısır döngü gibi, içinden çıkılmaz hale gelir. İsteksizlik, ruhumuzu tüketir, ruhumuz ise bedenimizi kemirir. Bedenimiz zayıf düştükçe ruhumuz yıpranmaya devam eder. Sonuç olarak demotive oluruz. Bu hal, yaptığımız işe de mutlaka yansır ve kariyerimize ciddi hasarlar verir.


Peki, kendimizi nasıl motive edebiliriz?

Gelin hep birlikte kişisel motivasyon tekniklerine bir göz atalım.

“80/20” Pareto ilkesi’ne önem verin

İtalyan ekonomist Vilfredo Pareto yaşadığı dönemde ilginç bir ilişkinin varlığını gözlemlemiştir. Ülke topraklarının ve mal varlıklarının yüzde 80’ine, nüfusun yüzde 20’sinin sahip olduğunu belirtmektedir. Günümüzde de geçerliliğini koruduğu düşünülen bu kuralın motivasyon yönetimi açısından anlamı açıkça ortadadır. Sarf ettiğimiz çabanın sadece % 20’si tüm sonuçlarının % 80’ini etkilemektedir. Doğru işleri yapmak ve işleri doğru yapmak, aldığımız sonuçların etkinliğini belirlemektedir. Doğru işleri yapmak hedeflerimizi doğru şekilde belirleyip, bu doğru hedeflere yönelik kaynakların aktarılması sayesinde olabilecektir. Siz de işlerinizden hangi %20’lik kısmın sonuçların %80’i üzerinde etkili olduğunu belirleyip, bu doğrultuda ilerlerseniz daha etkin çözüme ulaşabilirsiniz.

Hoşlanmadığınız bir işin eğlenceli yönlerine odaklanın

Ne kadar sıkıcı olursa olsun her sıkıcı işin mutlaka en az bir tane eğlenceli yönü vardır. Bu yönü bulup, iş keyifli hale getirilebilmektedir. İşlerinizin bu yönlerini ne kadar artırırsanız o kadar eğlenirsiniz. Kendinize şu soruyu sorun: bu işin eğlenceli tarafı nedir? Eğer hemen göremiyorsanız, ikinci bir soru daha sorun. Bu işi eğlenceli yapabilecek neyi farklı yapabilirim?

Önce başlayın sonra düzeltin

İnsanoğlu, mükemmeliyetçiliğin de verdiği duygularla, daha işin başındayken işin planlamasıyla çok fazla zaman geçirmektedir. Bizlere göre, her şey mükemmel şekilde planlanmalı ve kusursuz olmalıdır. Bu, çalışma isteğimizi düşüren en önemli faktörlerden biridir. Eyleme geçmeden işin eksiklerini tümüyle gidermemiz mümkün değildir. Eyleme geçmek ve işin ilerlediğini görmek bize büyük bir enerji ve moral verecektir.

Yeterliyim, öyleyse varım

Eğer becerileriniz, sizin başlamayı düşündüğünüz işin gereklerini karşılamıyorsa, başlamak için büyük bir istekten daha fazlasına ihtiyacınız var demektir. Kendimizi yeterli hissetmediğimiz zaman, başlamak ve sonuçta da hayal kırıklığına uğramak istemeyiz. O becerileri kazandıktan sonra böyle bir işe girişmek daha uygun olacaktır. Bunun için becerilerinizi geliştirebilmek adına bir kursa, seminere ya da eğitime katılabilirsiniz. Ancak mükemmelleşmek için beklemek doğru olmayacaktır.



Eyleme geçin
İşinizle ilgili ertelediğiniz o ilk adımı atın. Kursa yazılın, telefon etmeniz gereken yeri arayın ve o görüşmeyi yapın. Eyleme geçmek ve işinizin peşinden gittiğinizi görmek size büyük moral verecektir. Böylece isteğinizin arttığını, enerji ve moral kazandığınızı göreceksiniz.


Bir kere de sadece bir iş yapın

Sırtınıza taşıyabileceğinizden fazla yük yüklemek, fiziksel ve ruhsal sıkıntılara yol açabilmektedir. Özellikle yetersizlik duygusu ve moral bozukluğu yaşamak, hedefinize ulaşmanızda sizi sekteye uğratabilir. Kritik eşiği aşmayın ve baş edebileceğiniz kadar iş yüklenmeye dikkat edin.

“DUR” deyin ve “İPTAL” edin

Başarı yolunda kendi düşüncelerinizi, başkalarının olumsuz ve art niyetli düşüncelerinden korumak, büyük önem taşımaktadır. Bunun için, aynı bir kaledeki yüksek surlar gibi beyninizin etrafına surlar örün; o kaleye ancak sizin seçtiğiniz ve sizi olumlu yönde düşünmeye sevk eden düşüncelerin girmesine izin verin. Bu gibi olumsuz söz ve davranışlarla devamlı şekilde karşılaşmanız kaçınılmazdır. Bunlar, en masum görünen ama en etkili virüsler gibi beyninizi ele geçirebilirler. Olumsuz söz ve davranışlarla ifade edilen her türlü şey, enerjinizi ve moralinizi tüketir ve sizi zamanla kendinizden şüphe etme duygusuyla baş başa bırakır. Böylesi durumlarla karşılaştığınızda içinizden “İPTAL EDİYORUM” diyerek kendinizi telkin edin. Böylece bu olumsuzlukların bilinçaltınızda yer etmesini engelleyebilirsiniz.

Kendinizi ödüllendirin

Önemli bir işi veya projeyi bitirdiğinizde, mutlaka çok sevdiğiniz bir şey ile kendinizi ödüllendirin. Bu, sevdiğiniz bir tatlıdan tutun da, o hep izlemek istediğiniz filme, size moral verebilecek bir geziye kadar, uzun bir liste olabilir. Kendinizi ödüller yoluyla olumlu şekilde koşullandırarak, işleri bitirmek için içsel bir güç yaratmış olacaksınız.



Çalışma ortamının etkisine dikkat edin

Herzberg’in kuramında belirtildiği gibi, çalışma koşulları kişinin motive olmasına artı bir neden oluşturmazken; çalışma koşullarının kötü olması ise, işten bir doyum sağlanamamasına neden olmaktadır. Oda sıcaklığının ne çok soğuk ne de çok sıcak olması gerekmektedir. Ses ve gürültünün kaldırılabilir düzeyde olması mühimdir. Bununla beraber, dikkatimizi ve konsantrasyonumuzu bozabilecek hareketli şeylerin ortalıktan kaldırılması, etkinliğimizin devamı açısından çok önemlidir.

İş yapma şeklinizi güncelleyin

Eğer her gün aynı şeyleri aynı yerlerde yapmanın çalışma etkinliğinizi olumsuz etkilemediğini düşünüyorsanız bir daha düşünmenizde fayda vardır. Sizin etkinliğinizi bozan şey işin kendisinden ya da iş yapma şeklinizden kaynaklanabilir. Her zaman işleri aynı sıra, yoğunluk ve tempoda yapmanız bunalmanıza neden olabilir. İşlerinizin sırasını, yoğunluğunu ve temposunu ya da her üçünü birden değiştirerek kendinizi daha iyi bir havaya sokabilirsiniz. Ayrıca, çalışma yerinizi ve düzeninizi bir süreliğine veya bütünüyle değiştirmek bu sorununuza bir çözüm olabilir.

El elden üstündür

Bazen insanların bizlerden daha iyi yaptıkları şeylere ya da iş yapma usullerine şahit oluruz. Herkesin birbirinden üstün tarafları ve öğrenilecek yetenekleri vardır. Bazen bir kişiyi gözleyerek bile ondan çok şey öğrenebiliriz. Bu bize çok zaman kazandırdığı gibi enerji tasarrufu da sağlayacaktır. Daha iyi bir sunum mu yapıyor, ya da daha iyi bir düşünme şekli mi var? Alacağımız pratik bir yardımın ve yapacağımız iyi bir gözlemin bize çok faydası olacaktır. Gözlerinizi dört açın!

Parkinson Yasası’nı uygulayın!

İş, ‘Parkinson Yasası’na göre ona ayrılan süreyi dolduracak biçimde genişler. Dolayısıyla işin gerçekleştirilme zamanını, işe o zaman sürecinde gerçekleştirilmesi çok zor olsa bile, en kısa süre olarak belirlemek kişiyi daha fazla motive edecektir. Eğer süreyi siz belirlemiyorsanız ve 1 hafta içinde bitirmeniz gereken üç küçük iş varsa, büyük ihtimalle de o işlerin bitirilmesi 1 haftayı alacaktır. Bu atıl kalan potansiyelinizi kullanmak için, bu üç işin yanına, hepsi bir gün öncesinden tamamlanması gereken dört işi daha üstlenebilirsiniz.

Duruşunuza dikkat edin

Genellikle düşünce, duygu ve fiziksel durumlar birbiriyle etkileşim içinde gelişmektedir. Fiziksel durumunuz düşünce ve duygularınızı etkilerken, düşünce ve duygularınız da fiziksel durumunuzu etkilemektedir. Enerjimiz azaldığında farkında olmadan, omuzlarımız düşer, başımız öne eğilir, sandalyeye yayılırız ve sığ nefes alır şekilde otururuz. Ancak, başımızı kaldırıp, vücudumuzu dikleştirdiğimizde ve daha iyi nefes almaya başladığımızda, kendimizi farklı hissetmeye başlarız. Dolayısıyla ruhsal durumumuzda bundan olumlu şekilde etkilenir.

Zorları en başa alın

Yapılacak işler listenizde yer alan ve sizi en çok zorlayacak sıkıcı işi, enerjiniz daha yüksekken en başta yapın. Böylece aklınızı devamlı kurcalayıp gözünüzde büyümesini engeller ve aradan çıkartmanın rahatlığını yaşarsınız.

Planlarınızı çevrenizdekilere anlatın

Hedeflerinizi, hayallerinizi ve yapmak istediklerinizi başkalarıyla paylaşmak, sizin için bir dış kontrol süreci yaratabilir. Kendimize sakladığımız hayalleri ancak biz biliriz. Özellikle kendi kendine motive olmak durumunda kalan kişiler için bunun sürekli sağlanabilmesi çok zordur. Bu nedenle yakın çevremizdeki güvenilir kişilerin hatırlatmaları, isteğimiz azaldığında bizim için teşvik edici bir rol oynayacaktır.



Olumlu düşünün

Başınıza gelen olumsuz durumlarda seçme şansınız olduğunu unutmayın. Ya bunu kabul edip üzülecek ya da iyi taraflarını görmek için kendinize bir şans vereceksiniz. Kendinize şöyle söyleyin; "yaşadığım şeylerin, şimdi göremesem de, olumlu bir tarafı mutlaka vardır, sadece bekleyip görmek için zamana bırakıyorum."

Kendinize “nedenler” bulun

Jim Rohn’un deyişiyle, yeteri kadar nedeniniz varsa her şeyi yapabilirsiniz. Kendinize, bir işe başlamak ve onu bitirmek için tüm nedenleri sıralayın. Olabildiğince çok nedeniniz olsun, böylece bunu yapmanın kendiniz açısından çok mantıklı olduğunu göstermiş olacak ve kendinizi motive etmiş olacaksınız.

Olumlu sözleri kendinizden esirgemeyin

Bazen her şeyi doğru yapsak da, yapıcı ve olumlu destek veren sözlere gereksinim duyarız. Böyle zamanlarda neden başkalarının bunu söylemesini bekleyelim ki? Kendi kendimizin destekçisi olabilir ve olumlu sözleri kendimize söyleyerek kendimize moral verebiliriz. Bunu sesli söylemek zorunda değilsiniz, içinizden de söyleyebilirsiniz. Kendi içsel iletişiminizi olumlu yönde yapılandırın ve hep o beklediğiniz güzel sözleri kendinizden esirgemeyin.

Beslenmenize önem verin

Ruhsal ve fiziksel durumunuz, nedensiz yere size sorun yaratıyorsa, beslenme şeklinizi gözden geçirmelisiniz. Özellikle yetersiz ve düzensiz beslenme ile vücut ve beyin için gerekli vitamin ve besinlerin düzenli alınmaması çalışma etkinliğinizi bozguna uğratabilir. B1 ve B12 vitaminlerinin eksikliği ise konsantrasyon bozukluğu, hafıza kaybı gibi sorunlara yol açarken, potasyumun yetersizliği sinirlilik hali ve zihin karışıklığı yaratmaktadır.

Giyiminize dikkat edin

Bazen acele etmemizden dolayı giyimimize çok fazla özen göstermeyiz. Ancak dış görünümümüz sıkıntılı anlarımızda bizde özgüven yaratan önemli bir faktördür. Çekici ve şık bir kıyafet, iş yaptığımız kişilerde olumlu bir izlenim bırakır, çevremizden daha az hayır cevabı alırız ve zorlu kapıları bizim için aralar. En önemlisi de bize moral ve enerji kazandırır.

Kendinize “motivasyon mektupları” yazın

Gelecekte ne yapmak, ne olmak ve neye sahip olmak istiyorsunuz? Kendinizi 10 yıl sonrasında, istediğiniz şeye sahip olmuş olarak hayal edin ve o anki halinizle şimdiki kendinize mektuplar yazın. Bunu nasıl başardınız, neleri iyi yaptınız da istediğinizi elde ettiniz. Kendinize o kişinin gözünden önerilerde bulunun. Neleri doğru yaptı, hangi adımları attı ve bunları yaparken nelere dikkat etti. Bu çalışmayı, yazarak çalışın ve gelecekten kendinize bir mektup hazırlayın.



Maddi imkan ve zaman buldukça, hafta sonları tatil planları yapmak bize enerji depolamamızı sağlayacaktır. Kendinizi mutlaka ufak seyahat kaçamaklarıyla ödüllendirin.Yaz tatili planlarınızı önceden ayarlayın ki, zaman yaklaştıkça motivasyonunuz artsın. Bütün bu önerileri tek bir seferde gerçekleştiremeyebiliriz. İlgimizi çeken öncelikli maddeleri ufak notlar halinde (renkli kalemlerle yazılabilir, bir görsel eklenebilir) kağıtlara yazıp, gün içerisinde görebileceğimiz bir yere asıp, okuyarak, bilinç altımıza yerleşmesini sağlayabiliriz. Notların yerleri rutinimiz haline geldiğinde ve onları görmemeye başladığımızda, yerlerini değiştirmemizde fayda vardır. Bu öneriler hayatımızın bir parçası haline geldiğinde ise, notları yenileriyle değiştirebileceğimiz anlamına gelecektir.

Başarı, hiç şevkini kaybetmeden başarısızlıktan başarısızlığa atlamaktır.

- Winston Churchill.

Düzenleyen: Yevkine Çilingir | Kurumsal İletişim Birimi, Halkla İlişkiler Sorumlusu

Kaynakça:

http://www.e-motivasyon.net/Kisisel-Motivasyon-Yonetimi-Teknikleri.html
http://www.kadinvekadin.net/is-yerinde-motivasyonu-saglayan-tuyolar-2012-04-20.html